Aşırı Egzersiz, Koşma

Aşırı egzersiz karşıtları görüşlerini yumuşatmaya başladı.

ekg
üstte normal, altta sporcu EKG

Özellikle doktora araştırmaları ve istatistik analizleri esnasında öğrendiğim ve daha önce de çeşitli bilim adamları tarafından belirtildiği gibi; sosyal bilimlerde yapılan araştırmalarda anket soruları hazırlanmasından, popülasyon temsil edecek uygun örneklem sayısı, veri elde edilmesi ve bu verilerin uygun istatistik araçları kullanarak, mevcut kuramlar ya da “grounded teori” olarak adlandırılan, elde edilen sonuçlardan teoriler türetilmesine kadar  her aşamada, araştırma yapanın altyapısı, bilimsel düzeyi, araştırma konusu ile ilgisi, herhangi bir kuruluş tarafından alınan fonlar ve karakter yapısına kadar bir çok kademede manipülasyon yapılması, yanlış teknikler kullanılması ve yanlış yorumlar yapılmasına kadar çok çeşitli hatalar sonrası aynı konularda bile, gerçekten çok farklı sonuçlara ulaşan araştırmalar ortaya çıkmaktadır. (Her ne kadar spor ve tıbbi bir konu olarak görülse de spor ve bağlantılı olarak koşma ile ilgili araştırmalar, sosyal bilimlerde kullanılan anket ve bu anket sorularından çıkan sonuçlara göre değerlendirilmektedir).

Hele bu araştırmalar toplumu çok ilgilendiren bir konuda ise,  bu kapsamda tiraj artırma, ilgi çekme adına bir çok dergi, gazete ve İnternet ortamında haber olarak tamamen bir öncekinden kopya olarak sür’atle yayınlanmaktadır.

Özellikle bu konulardaki araştırmaları ancak çeviri üzerinden takip eden ülkemizdeki uzmanların bir araştırmayı bulup çevirene kadar geçen uzun sürede başka bir araştırma çoktan devreye girmiş olmaktadır. Bizde egzersiz, spor, koşma ile ilgili konularda yazı yazan uzmanlar genelde tıp doktoru olmaktadırlar. Bu değerli doktorlarımız konunun değil de genelde, dolaylı olarak konu ile ilgili organların uzmanı olduklarından (çünkü pratikte bu konuda yorum yapanlar kardiyolog ya da iç hastalıkları profesörleri olarak ortaya çıkmakta) her ne kadar uzman olsalar da spor konusunda bir bilgi ve deneyimler olmadığından, bu araştırmalarda ortaya çıkmış gibi sunulan sonuçları teknik açıdan desteklemeye çalışmaktalar. Örneğin: kalbin ve büyük arterlerde patolojik yapısal değişimlere işi bağlamaktadırlar.  Belirli bir egzersiz sonrası ileri yaşlarda bile EKG değişimlerini kendi kalbimin grafında görmüş biri olarak, bunun yorumunu çeşitli doktorlardan farklı şekillerde dinledim.

“Her şeyin aşırısı zarardır” şeklindeki bir söylem genelde doğru kabul edilebilir. Ancak bu “aşırı”, “ağır” gibi sıfatların karşılığını henüz tam olarak bilen ve yorumlarında ortaya koyan yoktur. Ayrıca, kadın-erkek olarak farklı biyolojik yapı ve egzersiz sınırları, yaş grubu, spora başlama yaşı, kişinin fiziki özellikleri, hastalıkları, alışkanlıkları, hayat tarzları, işi, stres durumu gibi diğer bir çok özelliklerine göre de bu sıfatların alacağı değerlerin farklı olması gerekmektedir.

Bu konuda dünya çapında  en uzman kişiler olarak kabul edilen kardiyolog-koşucu Carl Lavie & James O’Keefe daha önce bu belirledikleri “aşırı” sıfatına karşılık gelen egzersiz gün ve sürelerle ilgili  tanımları konusunda 2015 yılındaki son yazılarında değişikliğe gitmişlerdir. Bu ikili son yayınladıkları yazıda “aşırılık” teorilerini devam ettirmekle birlikte bu limiti haftada 5-6 gün ve toplam 300 dakikayı geçmemek üzere koşmayı rasyonel bir davranış olarak tanımlamaktadır. Bir yıl önceki yayınlarında ise aynı konuda haftada 60 ila 150 dakika arası toplam süre ve 2-3 gün olarak aynı konuda tavsiyede bulunmuşlardı.

Burada, bence eksik olan bir değişken de egzersiz şiddeti, yoğunluğudur. Haftada 5 saat eğer saatte 10 km hız ile koşulursa, 50 km, 14 km ile koşulursa 70 km toplam mesafeyi verir ki, her sürat için toplam efor, kalp atışları, harcanan kalori farklı olacaktır. 

Bu araştırma sonuçları olarak, ani kalp ölümleri, kalp yapısı, koroner damar hastalıkları ve atrium kasılması (atrial fibrillation) konusunda sadece egzersiz etkisinin, her sporcu için tek  etken olmadığı da belirtilmektedir. Nasıl ki ilaç için reçete yazılıyorsa egzersizler de kişilerin durumu ve ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir, diye yorumlarını geliştirmektedirler.

Bu konuda literatür taraması yapıldığında o kadar çok araştırma ve yorum ortaya çıkmaktadır ki! Bunların hemen hepsi İngilizcedir. Bunları okumak ve yorumlamak için hem vakit, hem uzmanlık hem konu ile ilgili olmak, insanın kendisinden ya da bu konudaki çevresinden gözlem yapmış olması gerekmektedir. Kısaca ömründe hiç koşmamış kişilerin yorumları ya da tercümelerden çıkardıkları bilgi kırıntılarına güven duymak zor olmaktadır. Kaldı ki bu konuda araştırma yapan dünyanın en ileri araştırma kurumları ve üniversitelerindeki uzmanların bile görüşleri ve ortaya koydukları sonuçlar sürekli değişmektedir.

Bizde spor hekimliği pek bilinen bir durum değildir, doğal olarak daha temel  sağlık sorunları ve ihtiyaçları olması nedeniyle. Diğer uzmanlar da koşan  ile oturan insanları aynı kefede tarttıkları için EKG ve diğer test sonuçları yorumlarında dikkatli olmak gerekmektedir. Kim dikkatli olacak sorusunun yanıt açıktır: Her kes kendinden sorumludur, yoksa “el elin eşeğini türkü çağırarak arar” atasözünde ki duruma düşeriz.

Bu konu bu sitede  yazar Jody Berger Misdiagnosed kitabında: “Taking charge of your health has never been so important as it is today-Kendi sağlığınızı korumak ve kollamak hiç bugünkü kadar önemli hale gelmemiştirşeklinde  verilmektedir. Bu cümlenin anlamını hasbelkader ya da bir şikayet sonucu bir hastaneye gitme durumunda kalırsanız çok daha iyi göreceğinizi ve anlayacağınızı düşünüyorum.

Reading, MA; June 17, 2015.  

“Excessive Exercise” Proponents Soften Their Views”

Runner’s World; ByAmby Burfoot TUESDAY, JUNE 9, 2015, 11:46 AM

Advocates of controversial theory significantly increase the amount of running they recommend.

Leading proponents of the “excessive exercise” theory—the idea that running more than a couple hours a week at a gentle pace increases the risk of heart damage—are now softening their earlier views on the topic.

In particular, cardiologist-runners Carl Lavie and James O’Keefe have modified the approach and conclusions they took in prior work. Writing inCurrent Sports Medicine Reports, they seek greater balance by, for the first time, citing studies that don’t agree with the excessive-exercise hypothesis.

They now conclude that most runners would be smart to run no more than five to six days a week and no more than five hours total per week. A year ago, they were recommending only two to three days a week of running, for a total of one to 2.5 hours.

Their new paper doesn’t abandon the “too much” theory. It references papers on exercise and sudden cardiac death, heart structure, coronary artery disease, and atrial fibrillation, and acknowledges that there’s probably not one, single exercise dose that works best for everyone. As with prescription medicines, they write, exercise should be tailored to the individual needs.

Lavie described his paper’s goals in an email to Runner’s World Newswire.

“As first author, while I believe there are risks associated with very high levels of exercise, I wanted to emphasize several points,” he wrote. “First, low exercise is a much more prevalent problem for our society than is excessive exercise. Second, the maximal health benefits of exercise typically occur at quite low levels. More exercise may burn more calories and improve athletic performance, but probably does not lead to better health outcomes.

“Three, in keeping with what Ben Levine said in his Circulation Commentary in 2014, I do not believe that we should go overboard to frighten athletes who want to compete in vigorous endurance sports like marathons and triathlons.”

Lavie also pointed out two new exercise studies in JAMA Internal MedicineThe first pooled data from six National Cancer Institute studies. This brought together more than 660,000 subjects, with an average age of 62, who were followed for an average time of 14.2 years. During that time, 116,000 of the participants died.

When mortality rates were adjusted for exercise levels, the researchers found the lowest rate among those who exercised about three to five times the amount recommended by federal guidelines (i.e., 150 minutes per week of moderate exercise, or 75 minutes of vigorous exercise like running). However, the increased benefit of working out three to five times more than the guidelines was modest, the researchers wrote.

More importantly to serious runners, there was no evidence of harm at ten or more times the recommended minimum.

Another JAMA Internal Medicine paper looked at mortality rates in relation to moderate vs. vigorous exercise. In other words, what’s the proof for the federal government’s guideline showing vigorous exercise is roughly twice as good per minute as moderate exercise (75 minutes vs. 150 minutes)?

The conclusion, based on an analysis of 204,000 Australians aged 45 to 75: The current federal guidelines likely underestimate the value of vigorous exercise. The Australian results showed an inverse relationship between vigorous exercise and mortality rates.

“Our findings suggest that vigorous activities should be endorsed to maximize the population benefits of physical activity,” the researchers wrote. They believe the proper equivalency ratio for vigorous and moderate activity is probably between 2:1 and 4:1.

A new study in the American Heart Journal is the first to study marathon runners who wore a Holter monitor during a marathon. A Holter monitor records the heart’s electrical activity, including heart rate, and unusual heart beats or rhythms. “Malignant arrhythmias” during running are thought to be an important cause of sudden cardiac death.

However, this study found an unexpected drop in arrhythmias during the marathon. The researchers concluded that “marathon running may not represent an arrhythmogenic condition per se,” at least not among runners like their subjects, who had no apparent cardiovascular disease. The study enrolled only heart-healthy participants.

“Aşırı Egzersiz, Koşma” için bir yorum

  1. Ben uzmanların ne dediği ile değil de kendi bedenimim neyi ne kadar yapabileceğine göre spor yapmaya çalışıyorum. Zaten fazlasını yapmak istesem de bedenim bunu yapmıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.