Koşu Nelere Kadirmiş

Koşu ve diğer dayanıklılık sporları üzerine araştırmalar, kitap, dergi ve internet üzerindeki yazılara gittikçe artan bir şekilde rastlanmakta. Özellikle son dönemdeki araştırmalar, geçmiştekilerin aksine “ne kadar spor, o kadar fayda” şekline dönüşmeye başlıyor. Eskiden haftalık orta yoğunlukta 150 dakikalık egzersizlerin optimum fayda sağlayacağı, bunun üzerinde süre ve şiddettekilerin zararlı olabileceği yönündeki ibre, çok daha uzun süre ve yüksek yoğunlukta yapıldığında çok daha fazla fayda sağlanacağı yönüne dönmüş durumda; ancak bu konuda farklı sesler çıkmaya devam etmekte.

Bu konuda, bence en iyi yöntem bizzat yaparak sonucu yaşamak; bunun için belirli bir süre gerekmesine rağmen. Filmlerde kahraman doktor kendi geliştirdiği bir aşı ya da ilacı ilk önce kendi üzerinde dener ya; onun gibi. Altmışa yakın başlamış olduğum programlı ve hedefli koşma egzersiz ve katıldığım koşular sayesinde, iki-buçuk senede kendi üzerimde deneyerek elde ettiğim sonuçları sıralamak istedim; biyolojik, fiziki ve psikolojik değişimleri.

Öncelikle, iki-buçuk yıl öncesine kadar 10 kilometre koşabilmeyi zor bir olay olarak görülürken, 42.2K, hem de dört saatin altında bitirebilme duygusunu yaşadım. Bu arada bir çok yarı-maratona katıldım. Yaş otuz-beş sihri kapsamında insan vücudunun gerilemeye başladığı noktadan çok ileride bile 58 yaşından sonra önemli bir performans artışı gelişti bu sürede, geri gitmek yerine. Bu durumun 5-6 sene daha iyiye gideceği bilgisi var ve bunu günbegün yaşıyorum. Artık Boston Maratonuna bile katılabilir seviyeye geldim. Hedefim 60K civarında bir ultra koşmak.

Vücudumda meydana gelen değişiklikler iki grupta: Görülebilir, ölçülebilir.

  • Öncelikle 8-10 kilo daha aşağıda bir yerlere yerleşti kilom, 22.5 gibi optimum bir BMI ile.
  • Performans ve PB 10K ve Yarı-Maraton arttı, ilk yarı maratonu zorla 1:52’de bitirmişken, 29 Mayıs 2016 Boston yarı-maratonu 1:40:13 hatta 1:39 ( saatte göre 21.700 metre koşmuşum, normal YM 21.098 metre) ile bitirebildim ki, 1:40 altı önemli bir derece olarak kabul ediliyor.
  • Bacak kaslarımda gözle görülür bir değişim söz konusu; hele genişleyen venler ve arterler, ilave açılan kılcal damarlar, hepsi ortada,
  • Oksijen alımında hissedilen bir artış var, demek ki akciğerler gelişiyor,
  • Kalp atışlarında gerileme, önceden 70 üzeri iken, bu kadar kısa süre sonunda kalp şekil değiştirdi ki 55 atım yeterli geliyor; daha da aşağı gidebilir, EKG bile doktorları şaşırtıyor; görmemişler sporcu kalbi EKG’si anlaşılan,
  • Tansiyon 11-7 civarına düştü,
  • Bunun sonucunda 30 yıldır kanayan  KBB’cilerin çözemediği burnumun sorunu kendiliğinden halloldu,
  • Genetik olarak yatkın olduğum “diabetus mellitus” testlerde çıkmıyor, belirtileri yok gibi, gerçi doktora gittiğimde hemen şeker hapını dayatıyor ya, bu başka bir hikaye,
  • Barsaklar daha iyi çalışıyor,
  • Bu hastalıkların neden olabileceği yaşlılıkla gelen sorunlar beklemede gibi,
  • Daha iyi uyuyabiliyorum,
  • Kondisyon sorunu yok; 5-10 km mesafelere için araba düşünmeden yürüyerek gidip gelebiliyorum,
  • Ölçülebilir olanlar: Kan değerleri, HDL, LDL, triglycerides seviyeleri hep daha iyi rakamlar gösteriyor, her ne kadar test yapılan yerlere göre değişebilse de,
  • Yine “pace” bir kilometreyi dakika olarak koşma süresinde ilk başlangıca göre önemli oranda düşme,
  • Daha bilinçli beslenme, mecburen geliyor; daha iyi PR için yaptığım araştırma, sohbet elde edilen bilgiler ve sonucu görme nedeniyle,
  • Çok yeni bir sosyal gruba ait olma, bu kapsamda farklı yaş, meslek ve çevreden kişilerle tanışıyorum. ABD’de bile koşucu arkadaşlarım oldu,
  • Yazmak için pek çok konu ve bu konuların iskeletleri koşu esnasında kafamda oluşuyor,
  • Ayakkabı ve diğer koşu aksesuarı konusunda edindiğim yeni bilgiler heyecan verici,
  • Bu konuda yazılar yazabiliyorum, gerek fazla okuma ve inceleme gerekse bizzat yaptığım için,
  • Belirli hedefler oluşturabiliyorum ve bu hedefler için yaptığım programlar faydalı oluyor,
  • Başkalarına da hem örnek hem teşvik sağlamış oluyorum,
  • Psikolojik açıdan daha sağlam olduğumu hissediyorum,
  • Vücut koordinasyonu, denge, solunum, dolaşım, hareket daha iyi gibi,
  • Futbol oynadığımda özellikle ikinci yarıda etrafımda yıkılan gençleri gördüğüm için kondisyonumun arttığını anlayabiliyorum,
  • Bir tek, şimdilik dökülen saçlarım hala çıkmadı, ne kadar koşsam da 😀 

Daha ne olsun….Reading 20May2016 

 

“Koşu Nelere Kadirmiş” için 2 yorum

  1. Bak işte son madde olmadı
    Tam yazinin sonuna doğru bende senle koşmaya karar verirken….
    ???

    1. Eeee, yüzde yüz fayda olamıyor, hayatta, ancak sanırım en son madde sağlık üzerine en az etkili olanı, iyi bir şapka bulursan…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.