60Yaş-3 Delikanlı…Büyükada-11K Macerası

20151025_075620Yetmişli yıllarda, 14-20 Yaş arası Heybeliada’da geçen altı yıl içinde, Büyük Tur diye adlandırılan ve o zaman bugünkü mesafe ölçen uydu destekli aletler olmadığından kim söylemiş ise 10 kilometre olduğu farz edilen koşuyu hiç yapmamıştım.Sadece atletizm takımı adı verilen bir grup zaman zaman bu koşuyu yapardı (Ancak maalesef aramızdan hiç “national” seviyede bir atlet çıkmamıştı nedense!). Bu nedenle geç yaşlarda merak saldığım koşu uğraşında “Büyükada Büyük Tur Koşusu” ilan edilir edilmez kayıt oldum.Bugün, 25 Ekim 2015, yağmurlu geçen 5 gün ardından hediye olarak lütfedilen yarı-güneşli bir havada, altmış yaşa yakın bu koşuyu gerçekleştirdim, iki sınıf arkadaşım, Aydın Oğuz ve Sıtkı Çakır ile birlikte.
Büyükada’ya vapurla geçerken, Büyükada’da yarış öncesi gezerken çok güzel manzaralar gördük, eşimle beraber (Eşim de bu yarışta bana refakat etti). Koşu parkuru çok yokuşlu olduğu yorumları biraz olsun merak arttırmıştı ancak heyecan yoktu. Neden olsun ki, sağlık için zevk için, spor yapmış olmak için koşunca. Zaten etraftaki renkli kalabalık ve coşku insanı çevreleyip içine alan bir sıcaklıkta idi.Yarış biraz geç başladı, normal ilan adilen saatten, ki bu bizim gibi organizasyon konusunda da dünya standartları açısından gelişmekte olan bir kültür kategorisi için, gayet normal bir olaydı. Bazı gençler, toyluktan biraz mırıldandı, ancak ben etrafa bakarak bu gecikme zamanının da tadını çıkarmayı yeğledim. Koşu biraz yokuş ile başladı, fakat ilk zamanlarda sahip olduğumuz enerji ile bu safhayı hızlı geçtik. Sonra yokuşlar başladı ve tabi ki biraz yavaşladık. Dört kilometre geçince dik bir yokuşa sardık. Ancak yokuşu geçince alternatif bir yolu kullanan bir grubun bu yokuşu es geçerek kestirmeden önümüze geçtiğine şahit olduk. Yine bir organizasyon kazası ve milletimiz sporcularının ya da doğrusu sporcu geçinenlerin, uyanıklık becerisi sonrası diye değerlendirip gülüp geçtim (Zaten günün her saatinde her yerde, araba sürerken, bir yerde sırada iken, yolda yürürken, sürekli maruz kaldığımız bir durum, alışkınız). Gerçi daha sonra yetkili olduğunu söyleyen bir bayana olay rapor ettik, ancak o pek fazla ilgilenmedi, olayı sportmence değil popülist bir yaklaşımla gördüğünden ve daha çok sonradan düzenlenecek tören konusunda telaşlandığından sanırım.
Yarışı 54:33 (Tüm Erkekler: 118/1141) ile tamamladım (Ekli resimde 54:44 yazmasının nedeni: kolumdaki saati biraz geç stop etmem). Bu derece hedeflediğim 54:55’e yakın bir değer idi, ilk defa koştuğum ve tam bir hazırlık yapamadığım bir koşu için kendi çapımda iyi bir derece idi. Aydın ise daha süratli bir performans sonucu, doğum tarihi itibarı ile 60-64 grubunda 53:53 ile yaş grubunda ikinci, tüm erkekler içinde 108’nci sırada geldi. Sıtkı ise fotoğraflarını çekelim diye biraz geriye sarkmıştı.
Bu arada yarış sonrası töreni beklerken hem bizim yaş grubunun hem de bir çok kategoride Türkiye’nin en iyisi Yavuz ERTEKİN Bey ile tanıştık. Daha önce internetten yaptığım araştırmada fotoğrafından tanıyıp laf attım. Sağ olsun sohbeti çok iyi idi ve bu yaşımda yine bir çok tavsiye aldım ve bilgi edindim.
Kısaca, 60 yaşımda yine bugüne kadar gerçekleştiremediğim bir olayı yaşamış oldum, “geç olması hiç olmamasından iyidir” deyimi gölgesinde. Arkadaşlarımı gördüm, ortak bir hedefe kilitlendik yıllar sonra. Bir çok genç ile beraber koşabildim. Temiz çam-deniz havası aldım, sabahtan öğlene değin. İstanbul’u teğet geçmek suretiyle, uzaktan sevmenin, trafiğine, kalabalığına bulaşmadan zevkine vardık…
Herkese tavsiye ederim…Fenerbahçe, 25 Ekim 2015

buyukada_25EKI15

“60Yaş-3 Delikanlı…Büyükada-11K Macerası” için 12 yorum

  1. Cengiz yazın harika. Benim için en dikkat çekici yanı Sıtkı Çakır ın resime çektirmek için biraz geç gelmesi idi. ..! Ayrıca şu start ın tam zamaninda verilememesi beni üzüyor. .. Bir Asya veya Ortadoğu ülkesi olan bu ülkemiz için iyi bir organizasyon diyelim. Neticede Avrupalı değiliz ve de olmamak için uğraşıyoruz. ..!

  2. ASLAN KARDEŞLERİM ÜÇÜNÜZÜDE KUTLUYORUM
    SITKI SENİ AYRICA BU GÖBEĞE RAĞMEN GÖSTERMİŞ OLDUĞUN İRADEDEN DOLAYI KUTLUYORUM
    KENDİLERİNİ TERKETMİŞ ARKADAŞLARA EN GÜZEL ÖRNEĞİ VEREDİNİZ
    0031 NAXÇİVANDAN SEVGİLER

    1. Gündüz tşk ederim.. Her gün sabah 2-3 saat spor yapıyorum.. ya yürüyüyorum ya koşuyorum, yazın da yüzüyorum…
      Bu koşularada sanki günlük sporumu yapıyormuşum gibi gidiyorum, hepsi bu…orada olmak arkadaşlara sohbet, yeni kişilerle tanışmak selamlaşma vs hoşuma gidiyor… yarış öncesi bir yerimde bir agrı olacak mı, bitirebilecekmiyim vs.. aklıma geliyor.. bitince huzurlu ve mutlu olup Tanrıya şükrediyorum.. hepsi bu..
      Tabi koşulara hazırlanmak için vücudumu az da olsa disipline almam gerekiyor, bu da sağlığım için iyi oluyor sanırım…
      Pek kurmayca yazamadım ama Cengiz Kurmaycaya çevirsin artık…!

      Selamlar..

      1. Cengiz Mrb
        tamam. .. Kürsü olan resmimizi gördüm. . Heybeliada 3 km diye bildiğimiz Parkur yaklaşık 2.3 km, 10 km ise yaklaşık 7 km. Google earth den ölçüm. .. Selamlar. Sıtkı.

        1. Zaten mantığa aykırı idi, Büyükada tüm kıyısını dolaştık 11K, Heybeladanın da yaklaşık o kadar olması…
          Demek ki bunun için bizim okulun atletleri hiç başarılı olamadı. Adam 10 km 30 dakikada koştum dünya rekoru kırdım zannederken meğer 7 km koşuyormuş. Yarışlara girince de şaşırıp kalıyormuş demek ki!! Zaten o kadar tesis, imkan ve zaman ayrılan spor konusunda, eğitimde olduğu gibi, geyik yapmış büyüklerimiz ve biz, maalesef.
          İşin garibi mesafenin en önemli unsur olduğu denizcilik konusunda da olumsuz bir durum.
          Bu hesap ya da hesapsızlık ile nasıl denizlerde yol aldılar, limanları bulabildiler?

          1. Biliyorsun bizim okulda önce basket sonra voleybol birazda Jimlastik. Atletizm ek ilgi alanına girmiyordu ne hocaların nede öğrencilerin. .. Selamlar. ..

  3. Cengiz gerçek şu ki çalışan karşılığını alıyor.Haftanın 6 günü koşan ile 4-5 günü koşan arasında ki fark görülüyor.Evvelden haftanın 6 günü koşuyordum daha dinamik ve daha canlı idim. şimdi biraz haftanın 4-5 günü koşuyordum biraz yorgun ve tembelleşmeye (kaytarmaya ) başladım.Ama Büyükada koşusundan önceki hafta haftanın 6 günü koştum bunu da yorgunluk olmasına rağmen sonucunu gördüm.Koşu da iyi bir çıkış yapmak sonucu en az 1-2 dakika fark ettiriyor.Bu sene senin ile iyi bir çıkış yaptığımızı düşünüyorum amaç zevk almaktı ben de zevk aldım tatmin oldum keşke arkadaşlar arasındaki toplantıların da bu koşularda bir araya gelerek olmasını temenni ediyorum.

    1. 1. Çalışmadan hiç bir işin olamayacağını keşke herkes takdir edebilse.
      2. Maksat spor yapmak. Sporun özellikle koşmanın faydaları saymakla bitmiyor, sağlık, zevk, mutluluk, değişiklik….Artı insanın kendindeki gelişmeleri 1-2 dakika, saniye olarak görmesi de ilave mutluluk getiriyor.
      3. Bizim sınıfın yemek olayından başka bir konuyu organize etmesi düşünülemez. Bir kez atalet geldi mi kolay gitmiyor. Sen ve Sıtkı beni teşvik etmeseydiniz, her ne kadar yemeklere katılmasam da koşu işine de bu kadar merak salmayacaktım. Ancak sınıf o kadar yanlış eğitim almış ki, spor, genel konular, sadece kendi bildiğini doğru diye düşünmekte. Bu nedenle sen koşalım desen, tersine yiyelim diyebilecek modda arkadaşlar var, gördük. Bırak katılımı bir koşunu seyre gelen oldu mu? Ya da sınıf sitesine yazdığında bir kaç kuru yorumdan, o da başlarda vardı, sonradan ona da ilgi kalmadı ki sen de artık göndermiyorsun ortak devreye.

      Biz kendimizi daha ne kadar geliştirebiliriz ya da ne kadar gerilemeyi yavaşlatabiliriz, ona bakalım, derim.
      Selamlar,

      1. Sayın Yardibi, kardeşim toplu spor faaliyetlerini de sen organize et o zaman. Mesela “Ankara Grubu Doga Yuruyusleri” ile baslayabilirsin biz senin kondüsyonuna sahip olmayan arkadaşlarını da düşünerek. Söz veriyorum tempolu yürüyeceğiz. Cep telefonuyla da konuşmayacak, kollarımızı da iki yana açıp kapamayacağiz. :))

Bir yanıt yazın